TFT, LCD VE PLAZMA TELEVİZYONLAR

Bu yazı alıntıdır ve Onur ÖZGÜVEN’e aittir.

Bu aralar yeni bir televizyon almak için kolları sıvadım.Teknoloji her sektörde olduğu gibi televizyon sektöründe de almış başını gidiyor.Araştıradan almak mümkün değil, şu an sadece karşışatığım açıklayıcı bir yazıyı sizlerle paylaşıyorum.

Gelişen teknolojiye ayak uydurmak gittikçe zorlaşıyor artık. Her gün anlamını hatta telaffuzunu bile bilmediğimiz birçok yeni sistem çıkıyor ortaya. İşte bunlardan ikisi de ucuzlamasından dolayı son zamanlarda kullanımı oldukça artan LCD ve Plazma televizyonlar. Peki nedir bu sistemler, nasıl çalışırlar? Yıllardır evlerimizin baş köşesine kurulmuş emektar tüplü (CRT) televizyonlardan ne farkları var? LCD (Liquid Crystal Display) sistemi standart olarak TFT (Thin Film Transistor) adı verilen ve LCD panellerden görüntü üretmeye yarayan teknik ile beraber kullanılır. Bu yüzden genel olarak TFT LCD olarak adlandırılır. Likit kristal 1888 yılında Avusturyalı bilim adamı Fredreich Rheinizer tarafından keşfedilmiştir. Sabunlu suya benzeyen bu yarı katı yarı likit madde 1960′lı yılların ortalarında farklı bir özelliği ile ön plana çıkmıştır. Bu kristaller elektrik akımı ile uyarıldığı zaman üzerine düşen ışığın özelliğini değiştirebiliyor.

LCD sistemi basit olarak iki polarize cam arasında yer alan yüz binlerce likit kristalden oluşur. Panelin arkasında bulunan güçlü lambalardan gelen ışık, yayılmayı sağlayan tabakadan geçerek ekrana homojen bir şekilde dağılır. Işık daha sonra TFT adı verilen ince film transistor tabakasından ve arkasından da her likit kristal hücresine iletilen elektrik miktarını ayarlayan renk filtrelerinden geçer. Voltaj farkına göre likit kristaller harekete geçer. Bu hareket şekline göre arkadan verilen ışığın şiddeti ve kutuplaşma yönü değişir. Bu işlemlerin sonucunda da farklı oranda ve parlaklıkta kırmızı, mavi ve yeşil renkleri oluşturan ve nihai görüntüyü sağlayan yüz binlerce piksel elde edilmiş; yani farklı oranda ve parlaklıkta renkler gözümüze ulaşmış olur. Plazma sistemine gelince… Bildiğiniz üzere plazma, maddenin katı, sıvı ve gaz dediğimiz üç halinden farklı bir haldir; ya da daha bilimsel bir açıklama ile birbirine eşit sayıda bağımsız elektron ve pozitif iyonlardan oluşan elektriksel anlamda nötr, yüksek iyonize edilmiş gaz karışımının farklı bir hale dönüştüğünde kendisine verilen isimdir.

Plazma teknolojisinde her pikselde içleri özel bir gaz karışımı ile dolu düşük basınçlı kapalı cam bölmecikler vardır. Bu ufak plazma bölmelerinin ardında kırmızı, mavi ve yeşilden oluşan renkli fosforlar bulunur. Cihaza elektrik verildiğinde bu bölmelerin içindeki özel karışım gaz, maddenin üç halinden farklı olan plazma haline dönüşür ve görünmeyen UV ışını yayar. Bu ışın kırmızı, mavi ve yeşil fosfor tabakasına çarparak görünür ışığı ve renkleri oluşturur.

Her iki sistemi de açıkladıktan sonra sıra hangisinin daha üstün olduğuna geliyor… Aslında her ikisinin de artılar ve eksileri ver. Burada asıl soru hangisinin dahi iyi olduğu değil, hangisinin sizin ihtiyacınızı daha iyi karşılayacağı; yani önemli olan sizin kullanım amacınıza uygun modeli seçmek. Bunu yapabilmek için de ne istediğinizi iyi bilmeli ve sistemlerin teknik özellikleri hakkında bilgi sahibi olmanız gerekli. Öncelikle belirtmeliyim ki her iki sistem de klasik tüplü televizyonlardan hem estetik hem de görüntü kalitesi olarak çok daha üstün. İnce oluşları sebebiyle az yer kaplıyorlar ve artık neredeyse bir dekorasyon malzemesi olarak kullanılıyorlar. LCD’ler Plazmalara oranla daha hafif ve inceler. Bunun yanı sıra daha sağlamlar. Az güç harcarlar, yani Plazmalara göre daha tasarruflular. Radyasyon yaymadıkları ve titreşim yapmadıkları için gözü yormazlar. Üzerine güneş ışığı vurduğunda parlama ya da yansıma yapmazlar. Fakat bu artıların yanı sıra LCD’lerde zaman içinde ekranın belli bir bölümündeki görüntü bozulabiliyor. Ayrıca en iyi görüntü ekranın tam karşısından alınıyor.

Plazmalarda ise her açıdan aynı kalitede görüntü elde edilebiliyor. Ama plazmalar güneş ışığında yansıma ve parlama yapıyorlar. LCD’lere göre çok hassas ve kırılganlar; montajları mutlaka profesyoneller tarafından yapılmalı ve yerleri sıkça değiştirilmemeli. LCD’lere göre çok fazla enerji harcıyorlar. Ve son olarak çok izlenen bir şeyin görüntüsü ekranda iz bırakıyor (Buna burn-in deniyor); mesela uzun süre izlenen bir kanalın logosu gibi.

Buraya kadar anlattıklarım pek önemli özellikler değildi; esas özellikler ömürleri, fiyatları ve görüntü kaliteleri…

LCD’ler aynı boyuttaki bir Plazma televizyonun fiyat olarak neredeyse iki katı. Birçok tüketici için oldukça önemli bir ayrıntı bu. Fakat ömürleri de aynı şekilde Plazmaların iki katı (Ortalama 50 bin saate 25 bin saat). Aslında Plazmaların ömrü ortalama 10 yıl fakat içindeki gaz seviyesi 5 yıldan sonra yarıya düştüğü için görüntü kalitesi de yarıya düşüyor ve bunun tamiri mümkün değil. Son önemli detay da görüntü kaliteleri. LCD’lerin çözünürlükleri Plazmalara göre daha yüksek, fakat kontrast (en parlak beyazla en koyu siyah arasındaki fark) oranları düşük. Yani Plazmaların renk kalitesi daha iyi ama çözünürlükleri düşük. Sanırım şu an aklınızdaki soru şu: peki bu kullanıcıyı nasıl etkiler?

İşte burada televizyonu daha çok ne için kullanacağınız önem kazanıyor. Görüntüyü yakından izleme zorunluluğunuz varsa; genelde televizyon yayınlarını izliyorsanız, “Playstation” gibi oyun konsolunuz varsa ya da bilgisayarınızı alacağınız bu ekrana bağlamayı planlıyorsanız yüksek çözünürlüğe ihtiyacınız olacaktır. Bu nedenlerden dolayı tercihiniz bir LCD olmalıdır. Ayrıca ekranın aydınlık bir yerde durma zorunluluğu varsa ışıkta parlama ve yansıma yapmamasından dolayı tercihiniz yine LCD olmalıdır. Alacağınız ekranda çoğunlukla DVD, VCD film izlenecekse Plazma ekranlar tercih edilebilir, çünkü yüksek kontrast nedeniyle bir plazma ekran daha iyi performans sergileyecektir.

Bu televizyonların üretiminde uzmanlaşmaya çalışan firmalar var. Sony, Sharp ve Philips LCD üretimine ağırlık verirken; Pioneer ve Panasonic de Plazma televizyon üretimine ağırlık veriyor. Bu tür firmalar hakkında öğrendiğim ilginç bir detaydan bahsetmek istiyorum. Plazma ekran üretimi yapan firmaların bazıları LCD ekran üretimine de geçmiş bulunuyor. Bu firmaların bir yandan LCD aleyhinde web siteleri yapmaları bir yandan da LCD üretmeye başlamaları önemli bir tezat oluşturuyor. Bu da firmalar arsında yaşanan rekabete ilginç bir örnek.

Son olarak da en nihayetinde potansiyel tüketici olan herkesi televizyon satış teknikleri hakkında uyarmak istiyorum. Aslında bu konu sadece televizyonla ilgili değil, hemen hemen almak için incelediğimiz her türlü teknolojik oyuncakta karşımıza aynı sorun çıkıyor: tüketicinin ürün hakkında bilgi sahibi olmaması.. Şimdilik konumuz televizyonlar olduğuna göre açıklamamı bu yönde yapacağım. Öncelikle televizyon almak ya da bakmak için gittiğiniz yerde yukarıdaki satırlarda yazanlardan daha ayrıntılı bir açıklama beklemeyin; çünkü onlar için önemli olan şey size ihtiyacınız olan ürünü değil mağazadaki en pahalı ürünü satmaktır. Arasında çok fazla fark olmayan iki üründen pahalısını almak size hiçbir şey kazandırmaz. Bu amaçla size gösterecekleri özel tanıtım DVD’lerine kanmayın, bunlar büyük ihtimalle özel gösterimlerdir ve televizyonun gerçek performansını yansıtmazlar. Bu yüzden mümkünse normal televizyon yayınını ya da herhangi bir DVD’yi izlemeyi tercih edin. Böylece aldanmaktan da kurtulmuş olursunuz.

Curtis’in notu: Projeksiyon televizyonlar da sıkça tercih edilen bir ürün. Avantajlarıi dezavantajları nelerdir ? Bu konuda bilgi sahibi arkadaşların yorumlarını bekliyorum.

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (Bu yazıya henüz YILDIZ vermediniz )

Benzer Yazılar:

  • İlgili yazı henüz yok


2 Yorum (Toplam)»

  1. berker Yorumladı :

    Haziran 11 2008 @ 12:50 pm

    ARKADAŞLAR YUKARIDA BELİRTİLEN BİR NEBZE DOĞRU OLUP BİRÇOK NOKTADA ÖNEMLİ HATALAR VAR ,

    BENDE LCD VE PLAZMA ARASINDA KESİN ŞU İYİDİR DENMESİNE KARŞIYIM AMA BANA GÖRE 94 EKRANA KADAR KESİNLİKLE LCD ONUN ÜZERİNDE PLAZMA KULLANILMALIDIR DİYE DÜŞÜNÜYORUM.LCDLERDE İNSAN GÖRÜNTÜLERİNDE GERÇEKTEN DAHA KISA VE DAHA TOMBUL İNSANLARA SIK SIK RASTLAYABİLİRSİNİZ EKRAN EBATINIZ BÜYÜDÜKÇE VE ÖZELLİKLE İNSANLARIN ALIN RENGİNDE BENCE HİÇBİR LCD GERÇEK RENGİ VEREMİYOR BİR TAKIM ÜRÜNLER PEMBE YADA KIRMIZI ARASI RENGİ VERMEKTELER BUNA RAĞMEN PLAZMALARDA ŞU ANDA 100BİN SAAT KULLANIM ÖMRÜ VERİLEBİLİYOR VE MAALESEF ÜLKEMİZDE LCD LER SATILIRKEN DİNAMİK KONTRASTLARLA SATILIRKEN PLAZMALAR İSE SABİT KONTRASTA GÖRE HESAPLANIYOR BİR BAŞKA DEYİŞLE 35000:1 KONTRAST DİYE SATILAN CİHAZIN ASLINDA SABİT KONTRASTI 4000:1 AMA EN KÖTÜ PLAZMA DA BİLE SABİT KONTRAST 8000:1 ALTINA DÜŞMEZ

  2. Onur ÖZGÜVEN Yorumladı :

    Temmuz 6 2008 @ 2:28 am

    Açıkçası bu konuda çok uzman biri deiğilim. Zaten bu yazıyı da bilimsel ya da makale amaçlı yazmadım. Sadece okul dergim için insanlara iki teknolojik ürün arasındaki farkları biraz olsun anlatabilmek için yazdım. Burda görmek beni şaşırttı bile aslında. Yazıdaki bilgilerin doğruluğu hakkında yorum yapmam gereksiz bence; çünkü çeşitli internet sitelerinden araştırıp öğrendiğim şeyi yazdım, yani verilen bilgilerde hata payı mevcuttur. Yine de yazımı bu şekilde dikkate değer bulduğunuz teşekkür ederim.

Bu Yazı için RSS

Yorum yapın

İsim: (Gerekli)

eMail: (Gerekli)

İnternet Sitesi:

Yorum: